ATIF ÜNALDI LinkedIn
Menü
Bloga dön
Blogum

Neden?!?

Dünyanın en sofistike sorularından biridir“neden?”.Çünkü bu soruya cevap verebilmek için öncelikle bir çok soruyu cevaplamış olmak gerekir ve bu soruların cevaplarının içinde en mantıklı olanları bir araya getirip en önemli olanları bir araya getirip yeni bir “neden ?” sorusununcevabını oluşturmak gerekir.

Bu nedenledir ki dünyada “neden ?”sorusu en çok son sorulan sorulardan biridir. Önce ne ? Ne zaman ? Nerede ?Kim? gibi sorulara cevap verilir ve bunların hepsi bittikten sonra insanın aklına peki bunların hepsi neden oldu sorusu gelir, ve o neden sorusunun cevabı da işin en sofistike konularından birisini açığa çıkarır ve daha sonra gelişebilecek yeni olayların sebeplerini de aynı şekilde…

Peki neden sorularının içinde en ilginci ve en sofistike olanı hangisidir diye soracak olursak, herhalde neden sorularının içindeki en sofistike sorulardan birisi“neden varız?” sorusudur.Çünkü insanın varlığını açıklayabilmek ya da evrenin varlığını açıklayabilmek birçok şeyi açıklayabilmeye sebep olabilir. Tabi bir yandan da bu tümden gelim sisteminin ne kadar doğru olduğuna bakmak için dünyanın en zeki insanlarından biri olan,hatta bence dünyanın en zeki insanı Einstein’ın söylediği bir söze de dikkat etmek gerekiyor. Einstein diyor ki “bir kum tanesinin bir kum zerresinin esrarına vakıf olan bütün evreni anlayabilir”. Şimdi bu noktadan bakıldığı zaman Einstein’lailgili bir parça bahsetmek gerekir belki de. Einstein dünyanın en önemli teorik fizikçilerinden biridir. Hatta teorik fiziğinde en önemli çıkış noktalarından birisidir.Bir çok şeyi özellikle “görecelik kuramı”gibi beyninde kurgulayarak simule ederek ulaşabildiği sonuçları ortaya koymuş birisidir. Dolayısıyla evrenin sırrına hasıl olurken onun gösterdiği yönteme dikkat etmek gerekiyor. Kum tanesi bir hedef,ama hedeften daha önemlisi yöntem.Yöntem olarak Einstein tüme varımın doğru olacağını düşünüyor. Bu da çok güzel bir yöntem ama açık söylemek gerekirse benim düşüncem tümden gelim ya da tümden varımla bu tür bir sorunun cevabının verilemeyeceği yani iki yöntemin de toplamda bu sorunun cevabını veremeyecek kadar limitli ve basit olduğunu düşünüyorum.

Neden sorusuna, neden varız sorusuna cevap verebilmek için bir de dünyanın en zeki cevabının hangisi olduğuna bakmak gerekir bence. Bir soruya verilebilecek ensofistike en mantıklı ve en güzel cevap nasıl oluşturulur.

Eğer soruyu soran kişi cevabı biliyorsa ona hiç cevap vermemek soruyu soran kişinin kafasında cevapları tahayyül etmesine sebep olur ve onların içinden en iyisiniseçmesini.Bu nedenle de dünyanın en güzel cevabı aslında soruya cevap vermemektir. Çünkü soruya cevap vermediğiniz zaman karşı taraf o cevabı kendi sorusu içinde ve kendi sınırları içinde bulup, o an o ortama en doğru olan cevabı kendisi yerleştirir. Bu da işin oldukça garip ve ironik olan kısımlarından biri bence.

Şimdi gelelim bizim sorumuza, neden varız sorusuna. Bu sorunun tarih boyunca cevabını hiçbir zaman o soruyu sormamız gereken kişiden, yani bu sorunun muhatabından alma imkanımız olmadı.Alabileceğimizi de zannetmiyoruz. Çünkü işin asıl güzel tarafı bu soruya cevap vermiyor. Peki o bu soruya cevap vermiyorsa bu sorunun cevabı, en doğru cevabı yine soruyu soran kişin koyacağı cevap olmalıdır. O da biziz. İşte işin güzeltarafı tam da burada ortaya çıkıyor.Dünyanın en sofistike sorusu olan neden varız sorusuna verilen en güzel cevapcevap vermemek ve daha güzeli cevap alamadığımız bir soruya,sorduğumuz bir soruya cevap alamazsak o soruya bizim cevap verecek olmamız ve ürettiğimiz cevap bu sonuca göre dünyanın en güzelcevabı olacaktır. Yanı neden varız sorusunun cevabını aslında neden varız diye sorarak biz veriyoruz ve buna oluşturacağımız ilk cevap dünyanın en güzel neden varız sorusunun cevabı olacaktır ve daha ilginci bu cevap en sofistike ve en doğru olan cevap olacaktırve bu hiçbir zaman değişmeyecektir.

Demek ki aslında yapılması gereken neden varız diye sormak değil, varız çünkü… diyebaşlayan bir cümle kurmaktır. Çünkü bu cümle bizim aslında o soruya verilebileceğine inandığımız en doğru cevaptır.

Bilgi paylaşarak çoğalır...