Boğaziçi Üniversitesi’nde bir süredir “gelecek 101” adında bir seminer veriyorum. Seminerin amacı gelecek on yıl içinde karşımıza çıkacak olan teknolojik gelişmeler karşısında bilinçli bir tüketici olarak nasıl davranmamız gerektiği. Teknoloji bir yandan gelişirken bir yandan da yeni davranış şekillerini hayatımıza sokuyor. Muhtemel geleceğimizde gerçekten işimize yarayan, akıllı ve minimal alışverişler yapan kişilerin daha modern ve başarılı bir hayat yaşadıklarını görüyor olacağız. Mesela onlarca saat yerine tek bir saat, tek bir gözlük.
Ben bir süredir bu yola çıkmaya başladım. Önce aracımdaki navigasyon cihazından kurtuldum. Yerine akıllı telefonumu kullanıyorum. Bir “power user” olmama rağmen evde artık bilgisayar bulundurmamaya çalışıyorum. Tabletler bütün ihtiyaçlarımı karşılayıp ev içinde daha az teknoloji, daha çok yer açıyorum….
Yeni nesil saat ve gözlükler
Bunlar tasarruf için gerekli olanlardı. Bir de yeni yatırımlarımız olacak tabii. Mesela giyilebilir teknolojiler son dönemde çok konuşulan konulardan biri. Akıllı saatler ve gözlükler özellikle son dönemde çok revaçta. Türkiye’de de yavaş yavaş satılmaya başlanan bu yeni ürün yelpazesi daha emekleme çağında. Hala çok basit sorunları var. Pilinin hızlıca bitmesi, devamlı şarj etme gerekliliği, güneşli havalarda ekranının görülememesi, ısınma problemleri, yer azlığından kullanılan merkezi işlemciden kaynaklı olarak performans sorunları. Buna bir de birden fazla akıllı telefon teknolojisine uyum sağlamanın imkansızlığı eklenince, akıllı saatler üzerinde daha düşünülmesi gereken teknolojiler sınıfında. Her ne kadar sorunlar hızlıca çözülmeye çalışılsa da hala çok karmaşık sorunlar yumağına sahip. Bunun üzerine bir de saat sektöründe eski hesap makineli saat modası ve sonradan yok olması konusu gelince tamamı dijital bir saatin gelecek dönemde pek de başarılı olacağına ihtimal vermekte zorlanıyorum. Onun yerine analog gibi görünen gerektiğinde dijital fonksiyonlarına ulaştığımız, gücünü mekanik kurma yapısından alan saatlerin başarılı olacağını düşünüyorum…
Akıllı yüzük olur mu?
Aslında saat ve gözlük derken, çoğumuza garip gelecek bir fikrin de yeşermeye başladığını belirtmek isterim. Bu akıllı yüzük fikri. Gerçi saatin içine teknolojiyi sığdırmakta zorlanırken yüzükte ne kadar teknolojiye ulaşabiliriz bilemiyorum. Ancak şu anda çok konuşulan çözümlerden biri olduğunu belirtmeliyim.
Ben evdeki bilgisayarımı yok ettiğimi söyledim ama büyük ihtimalle sizler böyle bir ihtiyac oluştuğunda bilgisayarınızı atmak yerine değiştiriyor olacaksınız. Ergonomisi gereği hem evde hem de kullanımda sorun yaratan bilgisayarlar yerine sehpa veya masa formunda bilgisayarların hayatımıza gireceğini söyleyebilirim. Bu konuda daha önce başlayan bir proje satıldı ve yeni bir markanın adı ile satışa çıkmak üzere.
Drone’lar
Son dönemin yeni ihtiyaçlarından birisi ise, “drone”lar. Bu cihazlar programlanarak bazı işlerimizi otomatik hale getirecek. Hani eski söylemi ile çocuğu gönderdim derdik ya artık “drone”u gönderdim diyeceğiz. Bu insansız otomatik hava araçları paket taşımak için bile kullanılacak.
“Drone”lar hakkındaki gelişmelerden bu köşede çokca bahsediyor olacağız, zira bu yeni cihazlar hayatımızda yeni bir alan açacaklar. Her yeni açılan alan gibi burada da hukuki, insani ve teknolojik gelişmelerin konuşulması tartışılması gerekecek.
Bu dersin ismini Gelecek 101 koymamadaki sebep, gelecek tanımımızın içinde daha yoğun teknolojilerin bulunduğu gelecek 102, gelecek 201, gelecek 202 gibi derslerin de olacağını öngörmem. Bu derslerin konuları arasında kişisel güvenlik var, yeni para birimleri, sanal devletler, siber savaşlar var… Bunları da eklenmiş gerçeklikler, sanal dünyalar, uzay turizmi takip ediyor. Hayatımızın geleceği artık uzun uzun anlatılacak duruma geldi. Peki siz bu geleceğin tam olarak neresindesiniz?
Blogum