ATIF ÜNALDI LinkedIn
Menü
Bloga dön
Blogum

İtibarlı bir sosyal medya iletişimi nasıl kurulur?

Kişisel markaları değerli kişiler için, sosyal medya tam bir yol ayrımı gibidir. Danışanlarımdan edindiğim tecrübe çoğunun önce sosyal medyaya girmek istemediklerini gösterdi. Ben buna inkar süreci diyorum. İnsanın genel olarak bilmediği konudan korkmasından başka birşey değil. Ancak aslında doğru strateji ve operasyonla sosyal medya bu kadar da korkutucu bir konu değil.
Öncelikle bir strateji belirlemek gerekiyor. Stratejinizi birkaç parametre etkiler. Profesyonellik alanınız, en önemli etkenlerden biridir. Bu değişken ana sosyal medyalardan hangisini lokomotif olaraka seçeceğinizden, sektörünüzün bR araya geldiği hangi medyalarda da bulunmanız gerektiğini belirler. Sözgelimi siyasiler için vikipedi’de bulunmak önemli iken, oyuncu iseniz imdb.com ve
vikipedi’de buunmak gereklidir. Anı şekilde kendiniz ile ilgili paylaşacaklarınız anlık ve hızlı değişim sağlıyorsa lokomotif mecra olarak twitter’ı seçiyorken, uzmanlık alanınız multimedya üretime sebep oluyor _sözgelimi bir tv programcısı iseniz_ facebook’u birincil mecra olarak seçmelisiniz. Lokomotif mecra seçiminiz içeriği ilk nereye yükleyeceğinizi belirler. Eğer bir köşe yazarı iseniz sitenizden diğer bağlantıları yapmanız daha doğru olacaktır. Aynı içeriği farklı yerlerde paylaşmak, takipçileriniz için zorluk yaratacaktır. Bu nedenle her mecranın kendi aurasına göre bazen farklı içerikler üretmeniz de gerekecektir. Tabii her mecranın takipcileri de birbirinden farklı davranışlar gösterir. Facebook kullanıcıları kendi isimlerini de ortaya koydukları için tavırlarında daha dikkatlidir, ancak twitter için aynı şeyi söyleyemeyiz. Ancak hangi mecra olursa olsun, sizi binlerce kişinin okuduğunu atlamamak gerekir. En samimi hissettiğiniz kişilere mesaj atarken bile, onu sizi en az tanıyan kişinin de okuyacağını unutmamak gerekir. Bu nedenle özel
hayatınızdaki insanlar genel olarak itibar yönetiminde ciddi sorunlara sebep olabilirler. Bu sorunu çözmek için her mecrada bir konuşma tonu belirlemek ve o tonu hiçbir zaman değiştirmemek gerekir. Benim danışanlarıma bu konudaki önerim, içten ancak mesafeli bir ton kurup bunu kişiye göre değiştirmemektir. Eğer ruh haliniz o tonda
konuşmanıza izin vermiyorsa, iletişim kurmamanız daha doğru olur. Karşınızda bu tonu değiştirmenize sebep olan biri varsa ve bu kişiyi tanımıyorsanız, tonunuzu değiştirmektense o kişiyi tanımamanız sizi takip edenlere karşı sürekliliğiniz açısından doğru olur. Ancak tonunuzu değiştirmenize sebep olan tanıdığınız bir kişi ise, ona bu mecranın dışında cevap vermenizi sonra da o mecrada tonunuza uygun şekilde iletişimi devam ettirmeniz iyi olur.
Şu ana kadar bahsettiklerim iletişimin genel kurallarıdır. Bunu renklendirecek sizin kendi karakteriniz, duruşunuzdur. İletişim stratejinizi belirlerken bunu da atlamamak doğru olur.
Daha fazla bilgi almak için Türkçe bir site olan
onlineitibaryonetimi.com’u kullanabilirsiniz.

Bilgi paylaşarak çoğalır...