Televizyonun Geleceği, Geleceğin Televizyonu

Ders verdiğim okullarda öğrencilerim ve hocalarla yaptığım
konuşmalarda, çevremde bana soru soran herkesten aldığım izlenim, televizyon sektöründe bir değişikliği kimsenin beklemediği yolunda. Bu gerçekten bana son derece komik geliyor. Geçen gün bir röportajda kendi kendime bir şeyi itiraf ettim. Artık bunu her konuşmamda da kullanıyorum. Televizyon artık hergün yayın yapan Okan Bayülgen gibi televizyon profesyonellerinin bile seyretmek istemediği, reklam kuşaklarının “dikkat reklam kuşağı”, “bu sürede bizi bırakmadığınız için teşekkür ederiz” diyecek kadar yayıncıların nefret ettiği, yöneticilerin anlık rating görmekten korktukları garip bir sektör haline gelmiş.
Yani sektörde ciddi bir çöküş var. Ancak bu kadar zor bir dönemde kaçınılmaz dönüşüm ancak insanları, kurumları, kanalları sıkıştıkları yerden çıkacabilir.
Bunun ne olacağı konusunda uzun zamandır farklı yorumlar yapılıyor. Sektör bunu önce reklam yaklaşımını değiştirmede aradı. Olmadı… Sonra içeriği yenilemeye çalıştı ama bu saatten sonra bu da çok büyük farklılık yaratamıyordu. Sonra internet geldi. Bu bir altyapı yaklaşımı gibi görünüyordu ancak öyle gerçekleşmedi. Bu tam anlamı ile televizyon sektörünün evinimi anlamına geldi.
Aslında sonuçları tam ortaya çıkmasa da, neler olabileceğini çok net görmeye başladık. Neler değişiyor, neden değişiyor internet
televizyonu ne şekle sokuyor? Geçen yıl OTT kavramının teorisini konuşurken, şimdi apple tv üzerinde vimeo’nun neler yapabileceğini konuşmaya başladık. Hatta tivilog gibi bir yapının, televizyonculukta rating’in yerine geçip geçemeyeceği hepimizin nazarı dikkatini çekmeye başladı.
Tivibu seyrederken alttaki bantta yayını kaç kişinin “like” etmiş olduğu bilgisi gözümüze takılır oldu. Multiscreen’de yayını
seyrederken ayarlarımızı sevdikelerimizi farklı alanlara nasıl taşıyabilirizi konuşmaya başladık. Cloud üzerinde televizyon yayıncılığının getirileri hepimizin ilgisini çekmeye başladı. EPG bilgileri yerine bütün yayını taşımak daha güzel olmaz mı diye düşünmeye başladık. Kumanda da aynı yayını kullansa nasıl olur, nasıl manipüle edilir. Yayını seyrederek kumanda etmek nasıl olur diye düşünmeye başladık.
İşte yeni televizyon dektörü bunlara hakim, bilmese de hayal edebilen kişilerden oluşacak. Umarım multiscreen tv ile ödül alan TTnet bu alanda da dünyada lider konumda olacaktır.

Boğaziçi Üniversitesinde Fizik Bölümü’nde eğitim aldığı yıllarda Türkiye’de ilk kez iki bilgisayarı telefon hatları üzerinden konuşturan BBS sistemini kurarak, Türkiye’deki ilk internet ağını oluşturmuştur. Bir çok radyo ve televizyonda program yapımcılığı ve sunuculuğunu, bir çok teknoloji dergisinde köşe yazarlığı, bilişim editörlüğü ve genel yayın yönetmenliği yaptı. Türkiye’deki ilk internet servis sağlayıcısının genel müdürlüğünü üstlendi. Bir çok organizasyon ve kuruluşta internet süpervizörlüğü , webmaster’lığı , IT direktörlüğü ve dijital projeler koordinatörlüğü görevlerinde bulundu. Farklı üniversitelerin farklı fakültelerinde öğretim görevlisi olarak bulunmuş olan Ünaldı; şu an teknoloji ve pazarlama konuları başta olmak üzere birçok alanda hizmet veren Unaldi Consultancy’nin kurucusudur. 
Selin Ünaldı ile evlidir. Su ve Toprak isminde iki çocuğu vardır.