Yeni dünyada televizyonculuk

Dünyanın televizyonculuğa bakışı kısa bir zaman içinde değişecek. Bu değişimin psikolojik etkileri gazetecilikten internet gazeteciliğine geçişte yaşanandan çok daha sert olacak gibi görünüyor. Bunun en önemli sebepleri; televizyonculuğun zaten çok iyi kazanan bir sektör olmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle sektör yeniliklere pek de aç değil. Innovatif konuları denemekten korkuyor. Bir de zaten çok etkili bir mecra olmasından kaynaklanan bir rahatı var. Her yeni format innovatif bir faaliyet gibi görünüyor ama sormak istiyorum, kanllar alışılagelmiş formatların dışında hangi yenilikçi formatı kullanmaya başladılar. Mesela televizyonculukta, çok az olan geri bildirim oranını yükseltip formatın içine yedirebilen bir yenilikçi yapıya hiç denk geldiniz mi?

Buna rağmen yayıncılığı ileri noktalarda sıkıştıran yeni formatlar oluşmaya başlıyor. Geçenlerde MIT’den Marie Jose Monpetit’in sosya tv konusundaki çalışmasını dinledim. Anladığım Türkiye’deki medyanın bakışı, dünyanın bakışından da çok farklı değil. Sunum sonrası yaptığımız kısa sohbetten anladığım kadarı ile MIT’de bile sosyal tv ile televizyondan sosyal medyaları takip etmeyi karıştıran öğretim üyeleri var.

Gerçi bu noktada bizim öncülüğü yapan ülkelerden birisi olmamız gerektiğini, Caspian Telecom’un "Devlet düzenlemeleri ve telekominikasyon piyasalarının gelişiminin teşviki" konulu panelde benim konuşmamdan hemen önce BTK’dan gelen konuşmacıya moderatör Stephane Chenard’ın Türkiye’nin avrupaya duyduğu güveni keşke avrupa da kendine duysa demesinden anlıyorum.

Ancak hala iptv tarafında çözülmesi gereken birçok konu var.
Mesela geriye dönük ne kadar süre izleme yapılabileceği, geçmişe dönük cloud tv üzerindeki içeriğin ne zamana kadar kaydedilebileceği, hukuki olarak her kaydın kişiye özel mi yoksa paylaşılabilir mi olacağı (DRM), bunlara ait yapılacak girişimlerin gelecek süre içinde regülasyonlarla cezalandırılmayacağının devlet tarafından garantisinin verilip verilemeyeceği, RTUK’un OTT’deki reklamları kontrol edip edemeyeceği, kontrol edecekse nasıl edeceği, reklamın gösterlmesinin tetikleyicisinin ne olacağı (gelişmiş ülkelerde bunun için kullanıcının etkileşimi bekleniyor), programlarla etkileşimli reklamcılık için programın indekslenmesi konusunda hukuki altyapının nasıl oluşturulacağı.

IPTV’de reklam çok önemli zira, internetin finansal lokomotifi olan arama motoru reklamlarının gösteriminden çok fazla gösterim kanal değişimi sırasında gösteriliyor. Mesela bu oran Hollanda’da ev başına günde sekiz arama yapılırken, ev başına günde 28 kanal değişimi yapılıyor. Bu da reklamvereni iptv’nin daha çok ilgilendireceğini bize gösteriyor.

Boğaziçi Üniversitesinde Fizik Bölümü’nde eğitim aldığı yıllarda Türkiye’de ilk kez iki bilgisayarı telefon hatları üzerinden konuşturan BBS sistemini kurarak, Türkiye’deki ilk internet ağını oluşturmuştur. Bir çok radyo ve televizyonda program yapımcılığı ve sunuculuğunu, bir çok teknoloji dergisinde köşe yazarlığı, bilişim editörlüğü ve genel yayın yönetmenliği yaptı. Türkiye’deki ilk internet servis sağlayıcısının genel müdürlüğünü üstlendi. Bir çok organizasyon ve kuruluşta internet süpervizörlüğü , webmaster’lığı , IT direktörlüğü ve dijital projeler koordinatörlüğü görevlerinde bulundu. Farklı üniversitelerin farklı fakültelerinde öğretim görevlisi olarak bulunmuş olan Ünaldı; şu an teknoloji ve pazarlama konuları başta olmak üzere birçok alanda hizmet veren Unaldi Consultancy’nin kurucusudur. 
Selin Ünaldı ile evlidir. Su ve Toprak isminde iki çocuğu vardır.