Tam olmayan Türkçe’si ile sordu….
– Sana güvenmeli miyim?
purosundan son yudumu alan adam, bütün dumanı içine çekti. Yaşadıkları biri beşi geçmiş, artık acılardan, mutsuzluklardan bile zevk alır olmuştu. Bu zehir bile zehir gibi gelmiyordu ona artık. Bir küçük öksürük…. Ve..
– evet dedi bütün kalbinle.
Kadın afaladı, saçlarını taramayı bir an bıraktı..
– Bu kadar kadınla beraber olan bir adama nasıl güvenebilirim ki;
Adam hiç duraksamadı.
– Güvenebilirsin. Çünkü bu kadar kadına yetebilen bir adam sana haydi haydi yetecektir.
Sonra ayaklarına baktı. Yaşlanmış olsa da ayakları şişmemiş hala dipdiri duruyordu. Yaşlılığım yukardan aşağı inmemiş hala diye düşündü. Artık yaşıyla bile dalga geçiyordu.
– Ha sadece senin olmam konusuysa sorduğun. O daha kolay.
– Şaka yapıyorsun değil mi? dedi kadın…
Adam kadına baktı… Sarı saçları, ince bacakları, güzel gözleri ve en güzeli birçok kişinin ifadesiz bulduğu ama onun için dünyanın en seksi bakışları olarak bulduğu donuk bakışlar. Herhalde bu yüzden haber spikerilerini herkesten daha çabuk aşık oluyordu. Gerçi bu hanım Türkiye’deki haber spikerlerinin büyük kısmından daha sarışındı. Zaten Türkiye’deki sarışın haber spikerlinin makyajları çıktığında güzel olanına hiç raslamamıştı. Ama bu kız güzeldi. Makyajsız da çok güzeldi. İlk karşılaştıkları günü hatırladı. Kadının ayağında çok güzel topuklu ayakkabılar vardı. Ona yardımcı olmuştu ki; bu adamın çok hoşuna gitmişti. Önünde yürüyüp ona bir yer tarif ederken adamda gözlerini yakalanmamak için kadının üzerinde gezdirmemeye çalışıyordu. Ya o gece….
Beline sarıldığında adam, kadının bel çukurunu hissetmeyi umuyordu. Bu ona karşısındakini etki alanlarından, teninin kokusuna kadar o kadar çok şeyi belli edecekti ki… Zaten tam da düşündüğü gibi oldu. Tam beklediği yerde, beklediği şekildeydi beli. Beklediği anda tepki verdi kadın beline dokunulmasına. Adam artık hepten yatak odasından uzaklaşmıştı. Ama kadına söyleyecekleri vardı.
– Hayır şaka yapmıyorum, canım. O tamamen sende saklı. Bu ilişkide biz üç kişiyiz. Sen, ben ve ilişki. Sen ilişkimizi ne kadar önemser, çocuğumuz gibi besler onu kollarına alırsan o da, o kadar çabuk büyür ve bize birşeyler vermeye başlar. Düşün bunları.
Kadın, kendisine ne kadar önem ve ilgi yüklendiğini farketmiş miydi? Herşey gibi bunu da zaman göstercekti.
Adam artık yaşlanmıştı, hayat ona beklemeyi öğretmişti. Beklerken hırçın olmamayı, gerektiğinde en çok istediği şeye bile arkasını dönüp gitmeyi. Hayat ona çok şey öğretmişti.