Haberimiz kapsamında sosyal medyayı değerlendirir misiniz?
İnternet siber bir mekan olarak hayatımızın tam anlamıyla bir similasyonu, yansımasıdır. Bu minvalde sosyal medya, sosyal hayatımızdan çok farklı değildir. Sosyal hayatta ne varsa onu bu ortamda bulmak mümkündür. Haliyle propaganda, dedikodu, spekülasyonlar gibi hayatın içinden bir çok kavramı da sosyal medyada görebiliriz. Ancak bu kavramlar bir nefret dalgasına ulaştığında, olmayan bir konuda çamur atmaya dönüştüğünde karşıdan gelen rahatsız edici dalga kişileri, kurumları üzebilir, demotive edebilir, iş gücünü düşürebilir. Sosyal medya iyi, kötü, doğru yanlış bunların hepsinin bulunduğu bir alandır.
* ‘Aselsan İsrail’e satıldı’, ‘Dilan’a ne oldu?’ ‘Gaziantep’te 2. ve 3. patlama da meydana geldi’ ve son olarak da dün yaşanan TRT’ye yönelik ‘Şehit cenazeleri yeni açılan kavşaklar ve duble yollar sayesinde artık daha kısa sürede memleketlerine ulaştırılıyor’ gibi provakatif söylemlere dönüşmesi önlenebilir mi?
Tabii ki önlenebilir. Bunun için eskiden kriz tönetimi ve stratejik internet planını kullanırdık. Ancak bunun dışında bazı teknolojilerin de geliştirildiğini bilmekte yarar var. Bu söylemler genellikle bir veya birkaç kişiden çıkar ve yayılır. İsviçre Federal teknoloji Enstitüsünün bu konuda yazdığı bir algoritma var. Bu algoritma bu tip söylemlerin ilk kimden çıktığını da net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu sayede, aslında iyi niyetli viral bir saldırıyla mı yoksa ciddi bir düşmanca provakosyonla mı karşı karşıya kaldığınızı analiz edebiliyorsunuz.
* Sosyal medya bu denli kolay ‘kullanılmaya’ müsait midir?
Sosyal medya üzerindeki birçok proje, içerik ile beslenir. İçerik ise en çok bu tip negatif söylemlerle çoğalır. Bu nedenle doğası gereği sosyal medya "kullanıma" açıktır. Ancak bu her zaman negatif söylemler için olacak diye bir kural yoktur. Bazen pozitif konularda da bu tip hızlı bir viral söylemle karşılaşabilirsiniz. Bu son derece normaldir.
* Yalan haberlerin yayılmasının önüne nasıl geçilir? Kullanıcıların daha dikkatli olabilmesi için internet stratejileri mevcut mudur?
Tabii ki mevcuttur. Bu konuda söylenmesi gerekenler kurumlara, kişilere hatta kişilerin profesyonel alanlarına göre çok değişir. Bu nedenle ilk aşamada, blogumda da yayınladığım Trollerle Savaşmak başlıklı makalemi okumalarını tavsiye ederim. ( http://atif.unaldi.org/blog/2012/09/17/trollerle-savasmak/ ). Tabii ki bu konu son derece profesyonel bir konudur. Bu nedenle danışmanlarla çalışılmasında büyük yarar vardır.
* Kişi yada kurumlara yönelik bu tip linç kampanyaları nasıl ele alınmalıdır?
Bu bir kriz durumudur. Bu nedenle karşıda oluşan kriz anlaşılmalı ve yönetilmelidir. Eğer krizlerin çokca olmasına sebep olan bir kurum söz konusu ise bu iletişimin sürekli yapılması gerekmektedir. İlk konu (eğer hiçbir hazırlık yoksa) krizin büyüklüğünün (mümkünse bir danışman tarafından) ortaya konması gerekir. Devamında bir kriz masası ve bunu yönetecek yetkin isimlerle çalışılmalıdır. Kriz masası genel olarak, gerçek bir sosyal medya uzmanı, iletişimci ve teknik kişilerden oluşmalıdır. Sosyal medya ile ilgili sorunların bir kısmı teknik çözümlerle de halledilebilir. Burada yetkin isimler konusuna dikkat etmek gerekmektedir. Bu konuda da uyarıda bulunmak gerektiğini düşünüyorum.
