Ford Otosan’ın Dijital Dönüşüm Yolculuğu

Geçen hafta Türkiye’nin ilk kadın CDO’larından Ford Otosan CDO’su Hayriye Karadeniz tv programında konuğumdu. Ford Otosan’ın dijital dönüşüm yolculuğunu konuştuk.
Çok yakın bir gelecekte ‘otomobil’ bizi bir yerden bir yere götüren araç olma tarifini değiştirecek ve vasfını bir üst boyuta taşıyacağından bahsetti sayın Karadeniz. Hatta onlar bu gidişatı şimdilik 4 tekerleğin üstüne laptop koyulmuş haliyle tarif ediyorlarmış. Tabii, müşterilerin beklentileri teknoloji ve dijitalleşme ile çok hızlı bir şekilde değişiyor.
Otomobilin gelecekte nasıl tarif edileceğini değiştiren kavramların başında ‘büyük veri’ ve ‘yapay zeka’ geliyor. Bağlantılı araç dediğimiz kavram, veri kullanımına ve sensörlerle nesnelerin haberleşebilmesine imkan sunuyor. Nesnelerin İnterneti (IoT) bu amaca hizmet ediyor. Veri’nin iletimi, analiz edilmesi ve kullanımı ile kullanıcı deneyimi ve ürün geliştirme süreçleri toptan değişiyor.
Öte yandan otomobiller, gelecekte birer veri merkezi haline gelecek. Sensörler ve yazılımlar vasıtası ile sürekli kaydettiği verileri sürücülere ve üreticilere iletecek. Bu veriler hem ürün geliştirme konusunda bizlere hem de kullanıcı deneyimi odağında sürücülere önemli bilgiler sunacak.
Örneğin; otonom teknolojilerin yaygınlaşması ile sürücüsüz araçların bir gün içinde araç başına 4Terabyte veri üretmesi öngörülüyor.
En son noktada ise yapay zeka ile bugün sürücülerin yapmak ve kontrol etmek zorunda olduğu birçok işlemi, otomobilin kendisinin yapmasına imkan tanıyacak.
Öte yandan Endüstri 4.0 ile birlikte tüm dünyada olduğu gibi otomotiv sektöründe de üretim süreçleri dönüşüyor.
Otomotiv sektörü için 3-4 yıla yayılan ürün geliştirme süresi, artık müşterilerin değişen anlık talepleri nedeniyle kısalmak durumunda kaldı.
Bu nedenle artık süreçlerin hızlanması ve yalınlaşması gerekiyor.
Bu yolda Endüstri 4.0 ile geleneksel imalat sanayinin yerini, bilişim teknolojileriyle entegre olmuş üretim sistemlerine bırakıyor.
Ford Otosan olarak, yeni iş fırsatları yaratmak ve vizyonumuza ulaşmak için ‘Dijital Dönüşüm’ün en önemli faktör olduğuna inanıyoruz.
Bu hedefle, 2015 yılında ‘Dijital Dönüşüm’e yatırım karar aldık. ‘Dijital Dönüşüm’ü şirketimizin ana stratejilerinden biri olarak belirledik ve kendimize 2015 sonunda 2020’ye kadar giden, 5 yıllık bir yol haritası belirleyip yola çıktık.
Yol haritamızı ‘Farkındalık ve Öğrenme Dönemi’, ‘Hızlanma Dönemi’ ve ‘Süreklilik Dönemi’ olarak aşamalandırdık. 2017 itibarıyla ‘Hızlanma Dönemi’ne geçtik ve artık meyve toplamaya başladık.
Müşteri ve bayiden tedarik zincirine, ürün geliştirmeden üretime ve tüm çalışanımıza kadar uçtan uca, bağlı, ortak bir akıl tarafından yürütülen bir Ford Otosan hayal ettik ve bu alanlarda projeler çıkardık.
Bu kapsamda tüm çalışanlarımızın iş süreçlerini mobil platforma taşıyan FOCEP adında bir platform yarattık.
Bu uygulama ile çalışanlarımız izin süreçlerinden bordrolarına kadar tüm işlemlerini yapabiliyor veya yöneticilerimiz satın alma onaylarını verebiliyor. Bu uygulama kısa zamanda elimiz ayağımız oldu diyebilirim.
Üretim geliştirmede ise tekdüze olan, standart işlerin hepsini sanal robotlara devrettik. Tedarik zincirinde kamyon üretimimizde sıfır stok sistemini devreye aldık.
Artık tedarik planlaması bir sistem tarafından otomatik yapılıyor; örneğin bir TIR çıkıyor, planlanan tedarikçilerden planlanan parçaları alıp sevk ediyor.
Şu anda üretimdeki duruşlardan kalite problemlerine kadar birçok raporu gerçek zamanlı görebileceğimiz bir sistem üzerinde çalışıyoruz.
Müşteri deneyimimizi sıfırdan planlıyor, bayilerimizin önümüzdeki ay ne satacaklarını makine öğrenmesi algoritmalarıyla hesaplayıp, sipariş/gerçek satış arasındaki farkı minimuma indirmeye çalışıyoruz.
Yeni trendleri takip ediyor, çalışanlarımızın şirketle iletişimlerini doğal dil işleme sistemleri ile ekransız, konuşarak yapmalarını sağlamak için çalışıyoruz.
Ayrıca, Büyük Veri’nin önem kazandığı bu sistemde Ford Otosan olarak, tüm fabrikayı içindeki tüm ekipmanlarıyla birbirine bağlıyoruz.
Bu doğrultuda, Kocaeli Fabrikamızdaki tüm makineleri birbirine bağlayan, bir “Dijital Mükemmellik Merkezi” platformu üzerinde çalışıyoruz.
Bu platform, atölyelerdeki tüm makinelere erişim sağlanarak, ekipmanın üretim, kalite, bakım ve iş güvenliği ilgili verisine ulaşılabiliyor.
Lojistikten fabrikanın üretimine ve fabrikadan bayilerimize uzanan geniş bir alanı kapsayan bir zincir olan bu sistemde, üretim yapıldığı sırada tedarikçilerimiz ihtiyaç olan malzemelerin bilgisini alarak buna göre malzeme sevkiyatını yapıyor.
Bu yetenek sayesinde fazla malzeme depolama ihtiyacını ortadan kaldırarak maliyetlerin düşmesini mümkün kılıyor.
Öte yandan çevreye verilen zararı en aza indiriyor, önceden makine ve iş gücü gerektiren birçok süreç otomasyonla gerçekleşiyor.
Bu da emisyon, elektrik, su tüketimi ve atık gibi birçok konuda avantajlar sunuyor
Endüstri 4.0 maliyet avantajının yanı sıra sistemlerin dinamik olarak yönetilmesine ve bu sayede esnekliğin sağlanmasına imkan tanıyor.
Yine, akıllı sensörler ile anlık olarak tüm süreçlerin koordinasyon ve takibini gerçek zamanlı olarak yapabileceğiz.
Herhangi bir sorun oluştuğunda hızlıca müdahale edebilip, takibini yapabileceğiz.
Tüm makine ve enstrümanlara uzaktan erişim ve kontrol sağlayacağız. Gelişmiş otomasyon alt yapısı sayesinde 7/24 çalışma imkanı elde edeceğiz.
Ford Otosan olarak, 3 yılda oluşturduğumuz bu sistemi, 2022’den 2025’e kadar, 3 yıllık süreçte devreye alacağımız yeni araç projelerimizde de uygulamayı planlıyoruz.
Peyderpey yeni uygulamaların devreye alınmasıyla güncel tutulacak bu sistemin, 2025 yılında istenen seviyeye gelmesi ve Ford Otosan Kocaeli Fabrikası’nın tamamını kapsaması hedefleniyor.
Tüm bunların yanı sıra pandemi ile birlikte bünyemizdeki bir diğer yenilik olan ‘Çevik Dönüşüm’ ile bir ilki daha deneyimledik.
Günümüzde teknolojik gelişmelerle birlikte iş yapış süreçleri ve müşteri beklentileri de hızla değişiyor. Değişen dünyada, ancak dönüşebilen şirketlerin ayakta kalabildiğini görüyoruz.
Geleceğe liderlik etme vizyonumuz ile Ford Otosan olarak, hiyerarşik ve bürokratik anlayıştan sıyrılmak gerektiğini gördük ve değişim yolculuğumuza da bu anlayışla başladık.
Gelecekte başarılı olmak ve ortaya koyduğumuz vizyona ulaşmak; her bir çalışma arkadaşımızın, işimizin potansiyelini ortaya çıkartacak bir metot ile çalışmasını sağlamaktan geçiyordu.
Bu bizim için çok net bir amaçtı. Bizi bu amaca götürecek en net yöntemin ise ‘çevik çalışma şekli’ olduğunda hemfikir olduk ve birlikte kararımızı verdik.
Çevik dönüşüm ile çalışanlarımıza da ekip kurma, sonuç odaklı çalışma, analitik düşünme ve karar alma yetkinlikleri kazandırmaya devam ediyoruz.
“Potansiyeli Açığa Çıkarma” amacıyla çalışanlarımızın şeffaf ve gelecek beklentilerine yönelik bireysel hedefler oluşturması, her bir çalışanımızın şirket kültürümüz olan Dinamik Denge’nin dinamik birer yapıtaşı haline gelmesini sağlıyor.
Bu da hem çalışanlar hem de şirketimiz için artan bağlılık, esneklik ve büyüme ile sonuçlanıyor.
Ford Otosan’ın büyük bir kültüre, güçlü liderlik potansiyeline sahip, en iyi yetenekleri kendine çeken, onlara uygun bir organizasyon yapısı içinde yeni yetkinlikler kazandıran ve gelişmelerine fırsat veren etkili bir yaşam alanı olarak görülmesini istiyoruz.
Çeviklik, ayrıca kısa teslimat döngüleri, müşterilere yakınlık ve ayrıca pazardan hızlı geri bildirim alma yeteneği nedeniyle yazılım odaklı endüstrilerde oldukça yaygın bir yaklaşım.
Pilot uygulamalarla başladığımız ve daha sonrasında öncelikler doğrultusunda organizasyona yaygınlaştırdığımız çevik yolculuğumuz, bugün 750 kişiyi aştı.
Dönüşüm ve değişim ihtiyacının hiçbir zaman bitmeyeceği inancıyla, sürekli kendini planlayabilen, değişen önceliklere göre kaynaklarını, iş süreçlerini revize edebilen yaşayan bir yönetim mekanizması oluşturuyoruz.
Ford Otosan olarak, dijitalleşme ve strateji üretme sürecini, birlikte düşünülmesi gereken faaliyetler olarak ele alıyoruz.
Bu açıdan baktığımızda; müşterilerimizle nasıl bağ kurduğumuz, çalışanlarımızın hayatının ve iş süreçlerimizin kolaylaştırılması, ürün ve hizmetlerimizin yeni dijital teknolojiler sayesinde dönüşümü, “dijitalleşme” çerçevesinde ele aldığımız başlıklar ve hepsi de çok önemli.
Her madde için ne zaman ne yapacağımızı tarif eden bir ‘dijital yol haritamız’ var.
Örneğin; şu an ‘Connected Factory’ adında büyük bir projemiz var, Gölcük fabrikamızdaki 300 bin sensörden veri alıyoruz.
Yaklaşık 1000’e yakın robot ve PLC’den veri aldığımız ve yıllık 50 terrabyte’ın üzerinde veri oluşturan bir yapı kurduk, bir IoT platformu.
Bu aslında tüm fabrikayı izlenebilir, bağlı, akıllı hale getirmek ve fabrikanın bu yeni öğrenmelerle bir sürü kararı kendinin verebiliyor olması anlamına geliyor.
Oradan buraya doğru giden bir yolculuk içindeyiz. Bunun sonucunu çok hızlı almamız mümkün değil.
60 futbol sahası büyüklüğünde bir fabrikadan bahsediyoruz. Üretim yapan bir tesiste böyle bir dönüşüm oldukça sancılı, öğretici ama gelecek için de çok büyük bir yatırım.
Bu, fabrikanın dijital ikizi dediğimiz şey aslında. Fabrika dijital ortamda takip edilebilir, ölçülebilir ve karar verebilir noktaya gelecek.
Robotic Process Automation veya chatbot’tan bu dijital ikize kadar farklı boyutlarda çalışmalarımız ve projemiz var.
Dijital Dönüşümün elbette olmazsa olmaz bir diğer boyutu insan kaynağı.
Dijital dönüşüm çalışmalarına paralel olarak devreye aldığımız “Yetenek Dönüşümü” projesi ile gerek bugünün ve gerek yarının ihtiyaçları ve teknolojik gelişmelerini dikkate olarak insan kaynağımızı geleceğe hazırlamaya devam ediyoruz.
Dijital Dönüşüm ile birlikte yeni iş fırsatları da ortaya çıkıyor.
Şu an mevcut meslekler, uzmanlıklar bile çok hızlı şekilde değişiyor.
Yapay Zeka Uzmanlığı, Endüstriyel Veri Bilimciliği, Sanal Gerçeklik Uzmanlığı, Robot
Koordinatörlüğü gibi yeni uzmanlıklar ve iş disiplinleri ortaya çıkıyor.
Ford Otosan olarak, bu bakış açısıyla çalışanlarımızla birlikte dönüşmeye ve geleceğe adapte olmaya devam ediyoruz.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir