Geleceğin CEO’sunda Olmazsa Olmaz 10 Özellik (1. Bölüm)

İyi bir CEO kimdir sorusunun cevabı hem yetenek avcılarının hem de patronların her zaman dikkatini çekmiştir. Tabii ki bu konuda her dönemin kendine ait doğruları vardır. Beklentiler son derece değişkendir. Ancak önümüzdeki kaotik dönemin CEO’larından beklentiler yavaş yavaş belli olmaya başladı. İşte gelecek on yılda CEO’larda olması gereken özellikler.

  1. Yetenek Fizanda Olsa Bulmayı Bilmeli
    Pandemi ile birlikte, şirketler için ofislere dönmeyi düşünmedikleri bir dönem yaşanmaya başlandı. Bu zorlu bir süreç gibi görünse de içinde bazı avantajları içeriyor. Şirketin insan kaynaklarını belirlerken lokasyona olan bağımlılık bu sayede kalktı. Sözgelimi silikon vadisindeki şirketinize bir yazılımcı, bir danışman alacağınız zaman bunu illa silikon vadisinden seçmek zorunda değilsiniz. Fiziksel iş modellerinin dışında birçok çalışanı dünyanın her yerindeki başarılı isimlerden seçebilirsiniz. İşte yeni nesil CEO’nun buna hazırlıklı olması gerekiyor. Hem elindeki insan kaynağını sadece ülkesindeki rakiplerine kaptırmayacağını, dünyanın herhangi bir yerindeki bir şirketin de bu konuda bir tehlike olacağını hem de eleman alımlarında dünyanın her yerindeki yeteneklere ulaşabileceğini bilmesi şart.
  2. Etik değerler ve Liderlik algısı
    Liderlik son dönemde çokça konuşulan tartışılan konulardan bir tanesi. Ancak özellikle kriz dönemlerinde liderliğin aslında doğal bir mizaç şekli olduğu daha net anlaşıldı. Liderlik doğuştan gelen bir özellik, sonradan öğrenilemiyor. Liderleri bulmak için de kriz dönemlerine bakmak gerekiyor.
    İşte pandemi döneminde CEO ve C-Level yöneticiler arasındaki gerçek liderler bir anda ortaya çıktı. Bu arada tabii şirketlerde yönetici ve/veya lider ihtiyacının ne zamanlar oluştuğunu da daha net bir şekilde gördük. Şirketlerin yönetim kurullarına yönetici mi lider mi istediklerine karar verdikten sonra (ben kesinlikle sadece liderlerle çalışmanın şirketi ileri götüreceğine inanmıyorum) ona uygun bir yönetim kurulu başkanı seçebilecekler.
    Hem yönetici hem de lider için şu an eskisinden daha önemli olan etik değerler. Pandemi öncesi olmazsa olmaz olan etik değerler, yapay zeka çağında şirketi ileriye götürecek en önemli kaldıraç noktalarından biri olarak görülmeye başladı. Yani pandemi öncesi etik değerlerin olması gerekirken, pandemi sonrası karar alımlarında etik değerlerle düşünen CEO’lara ihtiyaç var.
  3. Tarafsızlık
    Tarafsızlık deyince ilk akla gelen, ırkçı olmamak, cinsiyet ayrımı yapmamak, ayrımcı olmamak gibi görünse de yapay zeka çağında veri setlerinde bunun yetersiz olduğu çok net bir şekilde görüldü. İnsanlar farketmeden yetişme tarzlarından gelen ayrımcı tavırlar içinde olabiliyor. İşte artık bunların olmadığı CEO’lar tercih sebebi olacak. Yani erkek, kadın ayrımını konuşan yerine, bütünleyici yaklaşımla insan kavramını ortaya koyan. Çocuklara özen göstermekten bahsetmek yerine, saygı duyulması gereken insan kavramının içine onu da yerleştiren. Hayvan haklarından bahsetmek yerine, canlıların haklarından bahseden ve bunun içine bitkileri de yerleştiren, kadına şiddeti lanetlemek yerine, bahanesi ne olursa olsun her türlü şiddete karşı çıkan bir yaklaşım içinde olmak zorunluluk halini alıyor. Yani artık bilinçli olmak yetmiyor, pozitif psikoloji de gereklilik halini alıyor.
  4. Merkeziyetsiz yapılar oluşturabilme yeteneği
    Geçen 20 yıl, insanlık internet teknolojilerinin hayatlarına hakim olduğunu düşünse de aslında olan, dünyanın sibernetik bilimi ile imtihanıydı. İnternet ise bunun en belirgin yüzüydü. Ticaretten e-ticarete, ihracattan e-ihracata, business’dan e-business’a hayatımız evrildi. Felsefik açıdan bu gelişimin yeni bir versiyonunu yaşayacağımız bir ikinci 20 yıla giriyoruz.
    Bu 20 yıl, Noah Hariri’nin dediği gibi medeniyeti oluşturmak için kullandığımız güveni oluşturan merkezi yapılardan kurtulacağız. Merkeziyetsizleştirme hayatımızın her alanında kendini gösterecek. Block Chain teknolojisi ile finans sektörüne hızla giren ve Bitcoin ve alt Coinler sayesinde sokaktaki halkın bile dikkatini çeken merkeziyetsizleştirme önce veri tabanları ve e-iş dünyasına (buradaki etkisini yeni sosyal medya yapılarında çokça göreceğiz.), devlet yönetiminde, üretim ve tedarik zincirlerinde ve enerji sektöründe hayatımıza girecek. Bu sayede oluşan yeni yapıların, dünya üzerinde yeni kavramların ortaya çıkmasına ve eski kavramların değişmesine sebep olacak. Tıpkı geçen 20 yılda siberleşmenin bize yaptığı gibi.
    İşte yeni dönem CEO’su şirket içinde ve dışında oluşturduğu bütün yapıları merkeziyetsizleştirme mimarisi üzerine inşa edebilecek yeteneğe sahip olmak zorunda. Alıştığımız merkezi mimari de yapılar oluşturan CEO’ların kısa zamanda önce kurguladıkları yapılar sonra da kendilerinin yıkılacağını görüyoruz.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir