Uluslararası Şirket Kurmanın En Kolay Yolu : startglobal.co

Uzmanlar gelecek on yılın en büyük pazarını GiG ekonomisinin oluşturacağını söylüyorlardı. GiG mesai kavramı olmaksızın çalışmaya verilen isim. Yani paranız bittiğinde çalışıyorsunuz ama ömür törpüsü gibi saat 9:00’da işiniz olsa da olmasa da işe gitmiyorsunuz. Bu yani “freelence” iş yapış şekli yıllardır var olan ve gelişen bir bakış açısıydı. Dünyada bunu yapanlar özellikle deniz kenarı olan ülkelere yerleşirken, Türkiye’de ise güney sahillerinde, işinden istifa edip, bu tip bir iş kolunu benimsemiş bir çok eski beyaz yakalı ile karşılaşıyorduk.
GiG ekonomisi çalışanlarının en büyük problemi hem iş yapış şekillerini resmileştirmek hem de bunu finansal bir yapıya oturtmaktır. Lokasyon bağımsız iş modelleri ise, onlara kendilerine en uygun yerde işlerini kurma imkanı verirken, özellikle yurtdışında bunu gerçekleştirmek isteyenlerin ne yazık ki maliyetlerinden ve fiziksel ihtiyaçlarından dolayı bunu gerçekleştirmesi pek de mümkün olmuyor.
Tabii GiG ve freelence yapıların dışında Türkiye dışında bir faaliyet merkezi isteyen küçük ve orta ölçekli şirketler için de özellikle Amerika’da ikinci bir şirket kurulması hem ihracat faaliyetlerini hem de iş yapış şekillerini ve tabii ki itibarlarını güçlendiriyor.
İşte tam da bu nedenlerle, özellikle Amerika’da, oraya gidip ıslak imza atmadan bir şirket kurulum sistemi var. Bu şirket kurulumu sadece şirketin bir adres ve telefon almasını sağlamıyor, aynı zamanda bir de banka hesabının açılmasına yardımcı oluyor. Daha doğrusu bütün işlemleri neredeyse tam otomatik gerçekleştiriyor.
Daha önce yurtdışında şirket kurmak isteyen onlarca kuruma yardımcı oldum. Çoğunun yaşadıkları sorunları biliyorum. Startglobal.co’da bu sorunların hepsi tam anlamıyla çözülmüş.
İsterseniz yaşanan sorunları baştan sona konuşalım. Öncelikle, bu tip yapılarda şirket kurma, yer kiralama, banka hesabı açmak ayrı ayrı işlemlerdir ve çoğunlukla aralarında bağlantı olmadığı için hangisini ne zaman yapmak gerektiğini bilmek mümkün olmamaktadır. Üstelik her biri için ayrı bilgiler gerekmekte, bu da eldeki dökümantasyonu en az üç katına çıkarmaktadır. Her ne kadar adres belirleme, telefon alma işi bazı ara şirketlerce internet üzerinden de yapılabilse de, banka hesabı için şirketin kurulacağı ülkeye, o ülke Amerika ise eyalete gitmek ve imza atmak mecburidir. Bu da zaten Startglobal’a göre yüksek olan maliyetleri en az bir kat daha arttırır. Tabii burada bir de o işlemler için doğru evrakların alınması şirket kurulumu adres ve telefon oluşturulmasının sağlanması gerekmektedir. Bu nedenle mutlaka bir danışman ihtiyacı vardır.
Startglobal bütün süreci üzerine alarak son derece basitleştirmiş. Siteye girip kayıt olmak yetiyor. Hemen arkasından ilk anda kişisel bilgilerinizi giriyorsunuz. Bu sayede şirket ekranlarına ulaşıyorsunuz. Şirket ekranlarında kuracağınız şirketin hangi eyalette olmasını istediğinizi seçiyor ve ismini yazıyorsunuz. Sistem o isimde şirket olup olmadığını hızla kontrol ediyor. Yoksa şirket kurulumu için gerekli bir iki evrak ve ortak yapısını istiyor. Bundan sonra kontrol gerçekleştirilip, sizden bir pasaport görüntüsü isteniyor. Hemen ardından şirketinizin telefon numarası ve adresi belirlenip startglobal.co’daki dashboard’unuza giriyor. Bu arada son derece yenilikçi ve minimal bir web sitesine sahip olduklarını söylemek isterim. Benim gibi form doldurma işlerinden hoşlanmayan birinin bile rahatsız olmayacağı kadar kolay. İşlemler bitip şirket kurulumu gerçekleştikten sonra anlaşmalı bankada sizin formunuzu işliyorlar. Daha sonra bankada hesap işlemleri için daha önceden kendileri tarafından doldurulmuş bir link geliyor. Bankanın sitesinde sadece ileri tuşlarına basarak hesabınızı oluşturabiliyorsunuz. Banka iki katmanlı bir güvenlik sistemi kullanıyor. Onu ayarlamak ve bir de profil resim kayıtlarını uygulama üzerinden alıyor. Bundan sonra startglobal.co sitesindeki hesabınıza döndüğünüzde işlemleriniz bitmiş, şirketiniz açılmış oluyor. Bu arada bu son derece minimal dashboard üzerinde şirketinizin evraklarına, banka hesabınızı ve şirket adres ve telefon bilgisine rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz.
Startglobal.co yetkilileri ile konuştuğumda bana, yakın zamanda çıkaracakları uygulama ile, fatura kesme işlemlerini yapmanında yapılabileceğini söylediler. Böylece fatura arşivi, fatura kesimi gibi konular da son derece basite indirgenmiş olacak. Anlaşmalı banka Mercury’den gelen bilgi ise 2021 yılıyla birlikte özellikle Türkiye’ye para transferlerinin 1-3 gün arasında gerçekleşebilecek hale geleceği yolunda.
Özetle eğer yurtdışında bir şirket kurmak istiyorsanız, benim şu ana kadar gördüğüm en kolay yöntem Startglobal.co .
Ulusal Veri Stratejisi ve dikkat edilmesi gereken noktalar
Son zamanların popüler kavramı olarak karşımıza çıkan ve hemen hemen her gün bir şekilde duyduğumuz dijitalleşme beraberinde yoğun veri üretimini de getiriyor. Dijitalleşmenin ortaya çıkarttığı bu veriler de aslında yeni bir ekonomik düzenin yapı taşlarını oluşturuyor. Bugün veri ekonomisinden rahatlıkla bahsedebiliyoruz. Ekonominin bu alanında rekabet etmek ülkelere müthiş kalkınma fırsatları sunuyor. Ancak pazarın dünya genelinde seyrine baktığımızda bir tekelleşmeden söz edebiliriz. Zira 2022 yılında 350 milyar doları geçmesi beklenen küresel veri ve bulut hizmetleri pazarında rekabet Amazon AWS, Microsoft Azure, Google Cloud ve Alibaba Cloud gibi büyük oyuncular arasında yaşanıyor. Sadece birkaç işletmecinin içinde bulunduğu bu rekabet gerek bölgesel gerekse küresel veri ve bulut hizmetleri pazarını şekillendiriyor. Bu da bilişim dünyasında köklü dönüşümlere neden oluyor. Bu duruma daha önce gerek Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gerekse Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç vurgu yapmıştı.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yerli veri merkezlerinin önemi her geçen gün artıyor. Küresel arenada veri ekonomisinin gücünden yararlanarak öne çıkmak, ülkemizin gelecek stratejileri arasında yer alıyor. Açıklanan tüm planlarda veri merkezleri ve bulut pazarına ilişkin çalışma hedefleri sıralanıyor. Güvenlikten eğitime, sağlıktan enerjiye, bireysel alışkanlıklardan ticari faaliyetlere kadar her alanda giderek yaygınlaşan dijitalleşmenin en büyük zaafının veri kontrolünün tekelleşmesi olduğu, az sayıda şirketin tüm dünyanın dijital verilerini kontrol ettiği bu çarpık durumun gelecekte yaşanacak çok büyük sıkıntıların habercisi olduğu önemli tehditler arasındadır.
Ancak stratejik planlarda yer alan veri ve bulut pazarı çalışmaları istenen seviyede hayata geçirilemiyor. Bunu da ülkemizin verilerinin Türkiye’de kalması, küresel veri ve bulut pazarından hak ettiğimiz payı almamız gereğini, raporlar ve açıklamalar paylaşan Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği’nin (TELKODER) gündeminin hala bu konuyla meşgul olmasından çıkarıyorum. TELKODER geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısında ülkemizin Ulusal Veri Stratejisi’nin oluşturulmasının önemine ve bu konudaki stratejik noktalara dikkat çekti. Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci yaptığı açıklamada ülkemizin ve vatandaşlarımızın geleceği için ulusal bir veri stratejisinin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak tüm paydaşlar dinlenerek ortak bir stratejinin ortaya çıkarılabileceğini ifade etti. Teberci: “Küresel veri ve bulut hizmetleri pazarında yerimizi alma hayalimizi gerçekleştirebilmek için devletimizin birçok kurumunun büyük emekleriyle hazırlanan ve bizim de katkılar sunduğumuz çalışmalarda ortaya konulan hedefler ve eylem maddelerinin uygulanması için yürütülecek çalışmaların başlamasını bekliyoruz.” dedi.
TELKODER’in önerileri arasında; Veri Merkezi İşletmecisi tanımının mevzuatta yer alması, veri merkezleri özelinde pazar çalışması yapılması, BTK Yetkilendirme Yönetmeliği’nde veri merkezlerinin ayrı ele alınması, veri merkezlerine “Cazibe Merkezleri Programı” kapsamında sağlanan destek ve teşviklerin kullanılabilmesi için 24 il sınırının ülke geneline yaygınlaştırılması ve beyaz alan sınırının (5000 ) kaldırılması, veri merkezlerine özel elektrik tarifesi hazırlanması ve indirimli fiber internet tarifelerinin sunulması, birden fazla internet değişim noktasının kurulması, Veri Merkezleri için Dijital Serbest Bölgeler oluşturulması gibi uzun uzun konuşulması gereken pek çok konu yer alıyor. 2002’den bu yana güzel çalışmalar yapan bir sektör STK’sının geniş kapsamlı bu önerilerini sadece sektörde faaliyet gösteren birkaç şirketin ticari talepleri olarak değerlendirmek ve görmezden gelmek bence hata olur. Bugün endüstri 4.0’dan, karanlık fabrikalardan, otomasyondan, robotik teknolojilerden hatta 5G’den bahsediyorsak çağımızın en değerli hazinesi haline gelen veriyi de göz ardı etmememiz ve veri ekonomisiyle kalkınan bir ülke haline gelmemiz lazım. Bu noktada TELKODER’in Türkiye’nin verilerinin Türkiye’de barındırılmasına ilişkin hedeflerin gerçekleşebilmesi için çağrıda bulunduğu yetkili kurumların bir an önce harekete geçmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Tabii bütün bu konularda Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci’yi dinlerken eski başkan rahmetli Yusuf Ata Arıak’ı da, bu çalışmalara zemin oluşturduğu için anmak gerektiğini düşündüm…
Dijital Sürdürülebilirlik
Microsofta resimlerimi koydum sildiler
Şimdi google
Summary of the new policies (effective June 1, 2021):

If you’re inactive for 2 years (24 months) in Gmail, Drive or Photos, we may delete the content in the product(s) in which you’re inactive. Google One members who are within their storage quota and in good-standing will not be impacted by this new inactive policy.
• If you exceed your storage limit for 2 years, we may delete your content across Gmail, Drive and Photos.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir