“MarTech” kimileri için çok bildik kimilerinin de bu da nereden çıktı şimdi? diyecekleri bir kavram… İşin Türkçesi ve kısacası pazarlama teknolojileri. Geliştirdiği teknolojiler ile dünya çapında birçok kuruma bu alanda çok kanallı iletişim platformu sunan SmartMessage’ın kurucularından ve şu an CEO’luk görevini üstlenen girişimci Oğuz Küçükbarak ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Dünya genelinde özellikle finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde lider firmalara hizmet veriyorlar. Geçtiğimiz yıl Singapur, Güney Afrika, Şili, Çek Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan’da atılım yapan SmartMessage, Kuzey Afrika ve İngiltere’yi de açılmayı hedefliyor.
Türkiye’de teknoloji girişimciliği konuşulmazken çok sayıda kurumsal şirkette yeni sistemler kurmuş yeni markalar ve projelere hayat vermiş bir girişimci profesyonel ile sohbet etmek geçmişte benzer işlere imza atmış birisi olarak beni ayrıca mutlu etti. İkimizin de girişimcilik tanımında “normal olmama” bakış açısı yatıyor. En kibar haliyle; Girişimciler rahatı sevmez! dersem siz ne demek isteyeceğimi anlayacaksınız…
Oğuz Küçükbarak iki kişi olarak küçük bir ofiste 2005’te başladıkları hikayenin bugün toplamda 5 kıtada 9 ofise ve 100 çalışana sahip 8 dil konuşulan global bir oyuncu olarak devam ettiğini aktardı. Türk mühendislik bakış açısıyla ve sunduğu teknolojilerle yurtdışı atılımlarına hızla devam eden şirketin global büyümesi paralelinde yetenek yönetimi kapsamında gençlere kariyer fırsatları sunduğunu da belirtmiş olayım.
Kariyer demişken güzel bir uygulamayı da hayata geçirmiş SmartMessage. Pandemide çalışanlarının ve ailelerinin hatta iş ortaklarının ve sevdiklerinin de sağlığını önemseyen şirket, ofisi kapatıp uzaktan çalışmaya başlayan ilk şirketlerden biri olmuş. Oğuz Bey burada önemli bir başarı, verimlilik sağladıklarını ve bu adaptasyonda şirketin çalışma kültürünün ve altyapısının uzaktan çalışmaya uygunluğunun da büyük etken olduğunu ifade ediyor. Çalışanlarıyla performans ölçümlerini -bu işi yaptın mı? sorumluluğunu yerine getirdin mi? – saltlığından; sorumlulukların üst seviyede yerine getirilmesini teşvik edecek bir sisteme döndüklerini ve burada büyük bir performans artışı yakaladıklarını da sözlerine ekledi. Çalışanlarıyla birlikte kazanan bir şirket profili iş dünyası için yetenek yönetiminde iyi bir örnek olacaktır.
Başarılı bir şirketten bahsediyoruz, yapılan işin kalitesi global olarak büyümesi şirketin iyi bir yatırımla ödüllendirilmesini de sağlamış. SmartMessage, 2019’da içinde Ak Portföy, 212 ve Endeavor Catalyst’in yer aldığı bir konsorsiyumdan yatırım almış. Gelelim şirketin tam anlamıyla kazandığı diğer ödüllere… Şirketin üst üste 5 kez Deliotte’un Türkiye’de En Hızlı Büyüyen 50 teknoloji şirketini sıraladığı Fast 50 listesine ve 2 kez Deloitte’un EMEA Bölgesinde En Hızlı Büyüyen 500 teknoloji şirketini sıraladığı Fast 500 listesine girişi ilk dikkatimi çekenler. 3 European Awards Ödülü ve 2015’te Microsoft Türkiye Yılın İş Ortağı Ödülü’nü alan SmartMessage, 12 yıldır Bilişim 500’de istikrarlı bir şekilde yer alıyor. 2019’da Bilişim 500’de Türkiye Tabanlı firmalar arasında “Yılın İş Uygulamaları Kategori Birincisi” olan şirket sıcağı sıcağına bankacılık ve finans alanında saygın bir organizasyon olan 2021 FINNOVEX Awards’da “EXCELLENCE IN CUSTOMER EXPERIENCE ENHANCEMENT’ ödülünü de ülkemize getirmiş.
Sözün özü Türk mühendislik ve girişimciliğinin gücü yadsınamaz. Özellikle bu şirketlerin kendi yağlarında kavrulmasını beklememek, gerekli ve gerçekçi destekleri doğru biçimde
sağlamak büyük önem taşıyor. 16 yıllık başarı hikayesiyle neleri başarabileceğimize çok güzel bir örnek SmartMessage. Oğuz Beyle yaptığımız bu sohbette bunu bir kez daha net biçimde gördüm. Girişimcilik ekosisteminin özellikle teknoloji ihracatı seviyesinde daha fazla desteklenmesinin çok daha kısa sürede çok daha büyük işler başarmanın bir anahtarı olacağına inanıyorum.