Gübre ve İlaç Kullanmadan İki Kat Verim

Bir süre önce Mersin’de İhsan ve Erdal Mutlu ile tanıştım. İkisi de eğitimli işadamları. Erdal bey, Mersin için çok önemli birçok girişimde bulunmuş bir isim. Ancak son bir kaç yıldır, Mersin’in tarımına birşeyler kazandırmak için çalışıyorlar.
Erdal beyle ilk tanıştığımızda bana karbon emilimini azaltan bir ürün ürettiklerini söyledi. Bu da benim ilgimi çok çekti. Şu aralar en büyük problemimizin iklim değişikliği olduğunu düşünüyordum. Erdal beylerle tanıştıktan sonra yaptığım araştırmalar sorunun iklim değişikliği olmadığını onun sadece bir semptom olduğunu yüzüme çarptı. Önceleri dünyanın ısınması diye algıladığımız sonra iklim değişikliği diye tanımladığımız sorun, aslında bizi karbon salınımına oradan da direkt toprağa götürüyor. Bütün mesele toprağın sağlığını kazanmasını sağlamak.
Erdal bey ve İhsan bey, selülozik atıkları (son dönemde kaysı çekirdeği kullanıyorlarmış) işleyip iki ürün orataya çıkarıyorlar. Bu ürünlerden ilki odun sirkesi (wood vinegar)… Çok farklı amaçlarla kullanılan bir ürün. Öncelikle en bilindik kullanım alanını söyleyeyim. Bu ürünü sulama suyuna binde bir oranında koyarsanız (daha fazlaya ihtiyaç duyulmuyor) mahsulünüz hem zararlı böceklerden kurtuluyor hem de verim iki katına çıkıyor.
İhsan bey, bu konuda çok iddialı. Ürettikleri odun sirkesinin her aşamasını dikkatlice planlamış. Katran oranından rengine kadar her kısmını özenle inceliyor. Mesela sırf içinde katran oluşmaması için yaptığı sistem dünyadaki birçok üretici için örnek olmuş.
Odun sirkesi, aynı zamanda hayvancılıkta ilaç olarak da sonuç veriyor. İhsan bey; ürünü kanlı ishale yakalanmış 4-5 bin tavuğun içme suyuna çok az miktarda ekleyerek, hastalıktan kurtulduklarını da deneyimlemiş. Tecrübelerini anlatırken, Japon Tavuk Bilim Birliği (Japan Poultry Science Association) tarafından özellikle kırmızı bit ile mücadele konusunda yapılan çalışmanın makalesinden de bahsetti. Ben de incelemek için adresi önce ResearchGate’de araştırdım, buldum. Sonra da makaleye verilen adreste baktım. (https://www.jstage.jst.go.jp/article/jpsa/51/3/51_0130170/_pdf).
Odun sirkesinin bundan başka kullanımı da varmış. Mesela içindeki is kokusu BBQ (yani barbekü soslarında), özellikle somon ve dğer fümeleme yöntemlerinde aroma olarak da kullanılıyormuş.
Ayrıca, toprağın zenginleştirilmesinde ürün ekiminden önce, özellikle solucan gübresi çiftliklerinde kompost hazırlamayı hızlandırıcı olarak, hayvan çiftliklerinde koku giderici olarak, kök çürümesi kontrolünde domates ve salatalık üretiminde ve meyvelerin aromasının ve tadının arttırılmasında kullanılabiliyor. İhsan bey söylemedi ama yaptığım araştırmalarda orkidelerin coşturulması için de kullanılan son derece etkili bir ürün.
İkinci ürün ise literatürde Bio-Char diye geçen biyolojik kömür. Bu ürünü anlamak için öncelikle dünyanın en önemli problemi olan iklim değişiminin arkasındaki sebebi, karbon salınımının sebeplerini, iyi bilmek gerekiyor. Nasa’nın simülasyonları ( http://www.youtube.com/watch?v=x1SgmFa0r04 ) gösteriyor ki dünyada en çok carbon salınımı mart ayında yani toprak sürüldüğünde gerçekleşiyor. Yani toprak içinde hapis kalan karbon bu dönemde atmosfere yayılıyor. Peki toprağı sürmemiz, nadasa bırakmamız şart mı? Hayır! (bu cevaba itiraz ettiğinizi biliyorum, ancak izlemek için yazının sonuna ekleyeceğim film sizi ikna edecektir.)
Karbonun yayılımını engellemek için kullanabileceğiniz en etkili ürün bio-char. Bu sayede toprak, mikroorganizmaları koruyor, su tutuyor (çünkü bio-char, sünger kadar su tutabilen ve bunu gerektiği zamanlarda toprağa verebilen bir ürün).
Üstelik gübre ve tarım ilaçlarına yapılmayan harcamalarla, bio-char kendini tam bir yılda amorti ediyormuş. Üstelik toprakta kalma süresi ise yüz yıl.
İhsan ve Erdal beyler Mersin’de durmayıp ürünü dünyanın çeşitli ülkelerinde denemişler. Üstelik üretimlerini İsviçre ile ortak PyGrow markası altında yapıyorlar.
İhsan bey son olarak bana Netflix’de (Kiss The Ground) isimli belgeseli tavsiye etti. Ben de herkese tavsiye ederim.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir