Enerji Sektöründe Merkeziyetsizleşme ve Blockchain Uygulamaları

Avrupa ve Amerika’da elektrik sektöründe bir çok yenilik oluşmaya başladı. Bunların hepsini en geniş şekliyle anlatacağım. Ancak öncelikle bütün yeniliklerin merkezinde merkeziyetsizleşmenin olduğunu da söylemek istiyorum. Yazılarımda gelecek on yılın her sorununa çözüm olacak asprini merkeziyetsizleşmeden bahsederken, bugün enerji sektöründe ilk çözümü görüyoruz.
İlk olarak elektrik üretiminin dağıtık bir yapıya geçmesi konuşuluyor. Bu da yenilenebilir enerji kaynaklarından anlık üretim demek. Yani güneş enerjisinden bahsediyorum. Ancak bu enerji üretiminin en büyük sorunu, tüketilmeyen kısmın nasıl sistem içinde dağıtılacağı. Uzmanlar bu dağıtımın Türkiye gibi altyapılarda mümkün olmayacağını söylüyorlar. Tabii bir ikinci yöntem de yine merkeziyetsiz bir çözüm. Çatıdan gelen elektriğin kullanılmayan bölümünün elektrikli araçlarda depolanması. Yani ev ve otomobilin bir bütün olduğu sistem.
Bu sistemin en büyük avantajı Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi 2013-2014 eylem planının 5 maddesi gereği kritik sektör olarak belirlenmiş Enerji’de uluslararası, siyasi, ticari siber atakların önlenmesine sebep olmasıdır. Merkezi olmayan yönetim ve değişik standartlardaki teknolojik ürünler siber anlamda sistemin güvenliğine yardımcı oluyor.
Bir ikinci büyük avantaj ise merkeziyetsizleşmiş sistemin farklı saat dilimlerinde dengeli bir arz-talep yapısının olmasından kaynaklı tarife ücretleri arasında uçurumlar oluşmasına engel olmasıdır.
Tabii merkeziyetsiz yapılarda en büyük engellerden biri devamlı elektrik giriş çıkışı yapacağınız komşularla genel bir sözleşme yapısının oluşmasının sağlanması. İşte bu konuda da yine merkeziyetsiz bir güven sistemi olan blockchain devreye giriyor. Blockchain bu yapıda hem elektrik hareketlerine hakemlik yapıyor ( belgelendiriyor ) hem de sistem üzerinde yapılan ticaretin sözleşmelerini hazırlıyor ve güvenli bir ortamda tutuyor.
Evdeki elektrik üretiminde de blockchain teknolojisinin ciddi önemi var. Sistemde üretilen elektrik her nerede depolanırsa depolansın, bu depolama sistemlerinin bir garanti süresi var. Genelde 10 yıl kadar olan bu sürenin içinde sistemde bir bozulma olursa bunun depolama sisteminden mi yoksa yanlış kullanımdan mı kaynaklandığı konusunda sistemin kontrol edilmesi gerekiyor. Ancak kullanımın log dosyaları sistemde durduğu için, üretici tek taraflı olarak istediğini yapabilme imkanına sahip. İşte bunun engellenmesi, adil bir sistemin kurulması için de blockchain teknolojisi kullanılıyor. Bu sayede sistem üzerinde bir kullanım oluşmuyor.
İşte bu vizyona gitmek amacıyla, Avusturya’da Grid Singularity ve Amerika’dan Rocky Mountain Institute birleşerek Energy Web’i enerji sektöründe blockchain uygulamaları için kuruyorlar. Şirket önce Ethereum üzerinen çözümler üretirken daha sonra kendi blockchain yapısını kuruyor. Buradaki en önemli amaç üretilen her yenilenebilir enerji için bir sertifika üretmek. Bu sayede kurumların karbon ayak izleri ve sürdürülebilirlikleri ile ilgili raporlarında hesaplamaları kullandıkları enerji türüne kadar genişletmek.
Birkaç ay önce Bitcoin’in gündemini yazdığım bir köşe yazısında ( https://medium.com/netizenlist/bitcoinin-maliyeti-10571b6330d8 ) üretim süreçlerinde fosil yakıt kullanımından bahsetmiştim. Şüphesiz oluşturduğu ticari büyüklüğe göre kullandığı fosil yakıt miktarı veri merkezleri gibi oldukça az ama tabii iklim değişikliğinin etkilerini en aza indirmek için 2050 yılına kadar birçok şirket ve gelişmiş ülke sıfır karbon ayak izi hedefi koymuşken bunun bile rahatsız ettiği görülüyor. Zaten yazımın hemen arkasından Elon Musk’ın da bu konuda bir açıklama yapması bir anda gözleri Bitcoin üretiminde fosil yakıtların etkisine çevirdi. Eminim Elon Musk’ın bunu spekülasyon amacı ile yaptığını söyleyenler olacaktır ancak gelişmiş ülkelerin bu konudaki hassasiyetleri apaçık ortada. Dolayısıyla gelecek dönemde kullandığımız enerjide bile fosil yakıtların hatta nükleerin az olması şirketlerin hatta bireylerin carbon ayak izlerini düşürerek itibarlarını arttırmanın yolu olacak gibi görünüyor.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir