Geçen hafta Atıf Ünaldı ile Netizen programının konuğu Tech Data Türkiye Genel Müdürü Behçet Yumrukçallı ve Citrix Türkiye Ülke Müdürü Serdar Yokuş’tu. İki konuğumla hem pandemi sürecinde hem de sonrasında değişen çalışma düzenini konuştuk. Serdar bey; Citrix adına gerçekleştirdikleri bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Work 2035 adıyla anılan bu araştırma, şu anın genç çalışanları yani 2035’in C-level yöneticilerinin çalışma alışkanlıkları ve beklentileri üzerine yapılmış. Bu jenerasyon bizim gibi her şeyi iş olarak algılamıyorlar. Aileleri ile birlikte olmaktan zevk alıyorlar. Tabii bu noktada, işden bulduğu vakitlerde evini düşünen, çalışmayı bir ekonomik özgürlük olarak algılayan Boomer’ların neredeyse 180 derece tersi bir tavır gösteriyorlar. Şu an genç çalışanlar olan grubun yüzde 29’u full-time evde çalışmayı tercih ediyor. Ancak bu noktada iş liderleri yüzde 34’ü çalışanların işte gözlerinin önünde olmasını tercih ediyor.
Açıkcası burada liderlerin hala çalışanın işini değil de hayatını kontrol etme istek ve çabalarını çok ilkel buluyorum. Her ne kadar yönetici olduğum dönemlerde ben de benzer bir tavır içinde olsam da, o zaman ne slack gibi bir iş paylaşım ortamı (ki bir benzerini ajansta yapmak için çalışmıştık) ne de çalışanların işteki malzemelerini yanlarında tutacakları bir bulut bilişim vardı. (En ufak bir dosyayı atmak için ftp üzerinden görünmez linkler oluşturmak gerekiyordu.) İnternet bağlantıları da üzerinde çalışılacak büyük dosyaları ancak CD gibi medyalara yazarak kullanmaya imkan veriyordu. Ancak şu anda, hem yapılacak işin paylaşımı, kooperasyonu, hem de özellikle ofiste iş için kullanılan verinin taşınması çok kolay hale geldi.
Özellikle Citrix’in bu konuda hazırladığı uzaktan erişim imkanları, birçok avantajı bir arada sunuyor.
Benim en çok dikkatimi çeken avantaj ise, VPN konusu. Virtual Private Network ismini verdiğimiz VPN’ler ilk zamanlarda uzaktan iş ortamındaki ağa, işyerindeki imkanlar ile ulaşma imkanı verdiği için çok değerliydi. Ancak daha sonra bunun iki büyük güvenlik açığı oluşturduğu ortaya çıktı. Birincisi networke özel haklarla sızan bir hacker’ın sniff (koklama) yöntemi ile ağda daha yetkili kişilere ulaşarak aylarca farkettirmeden içerde kalıp, büyük veri tabanlarının kopyasını çıkarmaktan, çok değerli verilere ulaşmaya kadar pek çok imkana sahip olması. İkincisi ise VPN’lerin özellikle devletler gibi otoritelerin internet hareketlerini kontrol etmesini engellemek amacıyla kullanılması durumunda VPN sağlayıcının kişinin bütün özel verilerine (banka şifreleri de dahil) ulaşma imkanını vermesi. Bu iki yönden VPN ciddi anlamda ilkel bir güvenlik sağlıyor. İşte Citrix’in uzaktan çalışma platformları, bu tip güvenlik açıklarını da hem kurum hem de kişi adına engelliyor, daha güvenli bir internet erişimi sağlıyor.
Araştırmanın en can alıcı noktalarından biri ise dijital doğan çalışanların iş amacı ile kullandıkları enstrümanlar. Burada iş emailinin kullanılmasından, iş bilgisayarlarına , mesaj uygulamlarından sosyal medyaya kadar çok geniş bir yelpaze var. Benim bu noktada dikkatimi çeken bu kuşağın hala email’e sıkı sıkıya bağlı olması. İlginç olan ise dijital çalışma alanları kullanım alışkanlığının yüzde 33’lerde kalmış olması. Sebebini tam olarak bilememekle birlikte bunun dijital çalışma alanları konusundaki deneyimin çok yüksek olmaması sanıyorum. Tabii bu bir kültür olduğunda anlam kazanıyor. Dolayısıyla burada Tech Data’nın devreye girdiğini ve dağıtımını da gerçekleştirdiği Cytrix ürünlerini hem donanımla daha iyi bir kullanıcı deneyimiyle tamamladığını hem de gerekirse satış öncesi ve satış sonrası desteklerle ihtiyaçların daha doğru şekilde karşılanmasının sağlandığını öğreniyoruz.
Türkiye’de genelde bilişim sektöründe dağıtım şirketleri daha çok donanıma yoğunlaşmışlardır. Bu bizim yıllardır alışık olduğumuz senaryo. Ancak Tech Data bu senaryonun dışında bir toplam çözüm önerisi vererek, dağıtım işinde de bir katma değer oluşturulabileceğini gösteriyor.